LG, Akıllı Telefon Sektöründe Neden Havlu Attı?

Güney Kore merkezli LG; elektronik, kimya ve telekomünikasyon sektörlerinde adından söz ettiren bir şirket.

Elektronik sektöründe üretmekte olduğu beyaz eşya ve benzeri ürünlere ek olarak bir zamanlar akıllı telefon da üretmiş olan LG, akıllı telefon sektöründe yenilikçi bir firma olarak görülüyordu.

Android’i ilk benimseyen markalardan olan LG, tasarımlarıyla ve telefonlarında sunduğu teknolojiler ile de dönemine göre oldukça inovatif bir marka olarak görülüyordu.

Akıllı telefon sektöründe markaların genellikle birbirlerini kopyaladığı düşünüldüğünde, LG oldukça farklı bir duruş sergileyerek yenilikçi teknolojiler taşıyan ürünler ile piyasada yer almaktaydı.

2009 yılında “LG GW620” modeli ile ilk kez Android işletim sistemini kullandı.

Rakipleri olan Apple ve Samsung, LG’ye göre akıllı telefon piyasasına çok daha önce giriş yapmıştı. 2009 yılında telefon sektöründe dünyanın en büyük 3. üreticisi konumunda olan marka, akıllı telefon pazarından da pay almak istiyordu.

2010 yılında oldukça hız kazanmış olan akıllı telefon sektörüne Optimus serisi ile ciddi bir adım attı.

Android işletim sistemli Optimus ile sektöre giriş yapmasının ardından Android’den Microsoft Windows işletim sistemine geçiş yapan LG, büyük kayıplara sebep olacak bir hata yapmış oldu.

Windows işletim sistemine geçmenin maliyeti LG için çok büyük oldu.

LG’nin, akıllı telefonlarında Windows işletim sistemi kullanmaya başlaması; tüketicilerin, LG markal telefonları tercih etmemesine sebep oldu ve bu durum 2013 yılında piyasaya sürülen G serisine kadar devam etti.

G serisi oldukça talep gördü ve LG, kaybettiği pazar payını tekrardan kazanmaya başladı.

Samsung’un S serisi ile rekabet halinde olan LG G serisi, Android işletim sistemi ve barındırdığı diğer yenilikçi özellikler ile ilk dönemlerinde oldukça beğenilmiş ve talep görmüştü.

Özellikle G2 ve G3 modelleri, akıllı telefon sektöründe oldukça başarılı modeller olarak nitelendiriliyordu ancak çok geçmeden G3’ün kasasında bir süre sonra çatlamalar yaşandığı görüldü.

G4 modeli başta sevilse de sonrasında büyük problemlere sebep olacak bir süreç başlatacaktı…

2015 yılında tanıtılan G4 modeli; tasarımı, hızı, kamerası ve ekranı ile genel olarak sevilmiş olsa da kullanım sonrası oluşan bazı problemler tüketicileri ciddi anlamda hayal kırıklığına uğrattı.

G3’te olduğu gibi çatlama problemi yoktu fakat bu modelin en büyük problemi, tüketicileri oldukça zor durumda bırakan yazılımsal ve teknik problemlerdi.  

Örneğin, cihazlar anakarttan dolayı aşırı ısınma ve daha sonrasında G5 modelinde tavan yapacak olan “ghost screen” gibi sorunlar barındırıyordu.

Birçok kullanıcı, yaşanan problemler sonrasında LG’ye olan güvenini kaybetti.

Kullanıcıların yaşadıkları problemler; ürün değiştirme, para iadesi ve benzeri çözümlerle çözüldü fakat ürünleri LG tarafından garanti kapsamına girmeyen kullanıcılar ne yazık ki bu durumdan faydalanamadı. 

G4 modeli ile yaşanan kriz sonrasında LG tasarımsal anlamda çılgınca hamleler yapmaya devam etti.

Örneğin 2016 yılında G5 modeli ile dünyanın ilk modüler telefonunu piyasaya süren LG, şu anda bile yüksek teknoloji olarak algılayıp beğenimizi kazanacak olan özellikleri o zamanlar bile telefonlarında sunabiliyordu.

Vizyoner yaklaşımı ve korkusuz tasarımları ile şu anda kullanılan birçok teknolojinin arkasındaki ilham olan bir marka olsa da; LG, sektöre ilk girişinden bu yana yaptığı hatalar silsilesi içerisinde kalarak rakipleri gibi bir yükselişe geçemedi.

Her ne kadar daha gelişmiş modeller çıkartmaya devam etse de; LG, G4 ile yarattığı güven probleminin üstesinden gelemedi.

Teknolojik açıdan devrimsel nitelikte ürünler üretmeye devam etti fakat tüketiciler G4 faciasından dolayı markaya ön yargı ile yaklaşmaktaydılar. Buna ek olarak, tüketicilerin güvenini kaybetmiş olan markanın ürünleri de yüksek fiyatlıydı ve fiyat-performans ürünü olmaktan çıkmaya başlamıştı. 

Doğal olarak tüketiciler geçmişte kronik problemleri olmuş olan ve yüksek fiyatlı bir markaya bir şans verme konusunda çekinceler yaşıyordu. Güven problemi, yüksek fiyat, LG’nin yazılım güncelleme konusundaki verimsizliği tüketiciler için sorun oluşturuyordu. Bu durum, LG’nin pazar payına da yansımış durumdaydı.

2020 yılında kadar telefon geliştirmeye ve üretmeye devam eden LG, en sonunda akıllı telefon sektöründe havlu atmaya karar verdi.

Her ne kadar yenilikçi ve radikal tasarımları ile piyasada tutunmaya çalışsa da; LG, akıllı telefon sektöründe 2015 yılından, piyasadan çekildiği 2021 yılında kadar 4,5 milyar dolar zarar etmişti.

Yıllar süren mücadelenin sonunda akıllı telefon sektöründen çekileceğini açıklayan dev marka, böylelikle akıllı telefon macerasını sonlandırmış oldu…

Kaynaklar: Counter Pointre Search, Android Authority

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir