İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından başlayan protesto olaylarını takip ettikleri iddiasıyla yargılanan sekiz gazetecinin davasının yeni duruşması bugün İstanbul 62. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Gazeteciler, “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtar edilmelerine rağmen dağılmamak” suçlamalarıyla karşı karşıya. Daha önceki duruşmada mahkeme, sekiz gazeteci ve dört avukatın dosyasını ana davadan ayırmıştı.
Mahkemede savunma yapan avukat Deniz Demirdöğen, “19 Mart olayları sırasında toplumsal muhalefet yükseldi. Polisin sert müdahalesi zaman zaman görüldü. Bu durumda gençlerin yanında olmak amacıyla hem bir avukat olarak hem de Sol Parti Merkez Yürütme Kurulu üyesi olarak sessiz kalamazdım. Demokratik haklarımı kullanmaya çalıştım ve katıldım. Katılmadıklarımdan dolayı ise üzgünüm” şeklinde konuştu.
Demirdöğen, iddianamenin eksikliklerine vurgu yaparak, “Eskiden sahte delillerle uğraşırdık, ancak bu iddianamede iddia bile yok. Hangi eyleme, ne zaman ve nerede katıldığım belirsiz. Bu durumda savunma yapmak mümkün değil” dedi.
Gazeteci Gökhan Kam ise mesleki faaliyetlerine devam ettiğini belirterek, “Uzun yıllardır gazetecilik yapıyorum. O gün de gazetecilik ruhuyla meydana gittim. Fotoğraf makinemi omzumda taşırken fotoğrafımı çekmişler. Daha önce de bu adliyede gazetecilik yaptım; arkadaşlarımla birlikte dava takip ettim” açıklamasında bulundu.
Sanıklar arasında AFP foto muhabiri Yasin Akgül, foto muhabir Bülent Kılıç, Kurtuluş Arı, Now TV muhabiri Ali Onur Tosun ve gazeteci Hayri Tunç da bulunmaktadır.
Önceki duruşmada savunma avukatları, Türkiye Barolar Birliği’nin dosyaya sunduğu hukuki görüşe atıfta bulunarak, polis ihtarının ne zaman ve nasıl yapıldığının belirsiz olduğuna dikkat çekmiş ve “derhal beraat” talebinde bulunmuşlardı.
Mahkeme, davayı 27 Kasım 2025 tarihine erteledi.