Türkiye siyasetinde tansiyonun yükselmesine neden olan butlan kararıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Muhalefet, bu durumun arkasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olduğunu iddia ederken, Erdoğan ise bu olaylarla hiçbir bağlantısının olmadığını ve gelişmeleri güvenli bir mesafeden izlediklerini savunuyor.
İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, son olaylara sert bir dille tepki gösterdi. Gazeteci Saygı Öztürk ile yaptığı röportajda, hukuksuzluk olarak tanımladığı gelişmelerin en çok Erdoğan’ı tehdit ettiğini belirtti. Dervişoğlu, devam eden İmralı Süreci ve CHP’ye yönelik butlan hamlesinin, Erdoğan’ın ömür boyu başkanlık planının bir parçası olduğunu ifade etti. “Eğer iktidar bu işin içinde olmasaydı, hukuksuzluğa karşı dururdu. Yargının bağımsız olduğu yönündeki söylemlerini sadece bir ekran koruyucu gibi kullanıyorlar. Oysa geçmişte haksızlıklara maruz kalmış bir siyasi geçmişten geliyorlar. Bugün ise kendi iddialarını çiğniyorlar. Türkiye, son 1.5 yıldır terörsüz Türkiye diye pazarladıkları sürecin absürtlüklerine tanıklık ediyor. 50 bin vatandaşımızın katili olan Öcalan’ı Kürtlere vasi atanacak bir pozisyona getiriyorlar. Bu süreç, ömür boyu başkanlığı pekiştirmeyi hedefleyen bir siyasi tezgahın parçasıdır.” dedi.
Dervişoğlu, butlan kararının ardından CHP’li belediye başkanları hakkında başlatılan davalar ve Özel’in tutuklama olasılığı hakkında da yorumda bulundu. “Cumhur koalisyonu, yönetemediği ülkemizde öyle adımlar atıyor ki, artık neye şaşıracağımızı bilemiyoruz. Umarım böyle bir adım atılmaz, çünkü bu toplumsal barışı bozar. Türk milleti artık sabrının sonuna geldi ve böyle bir hamle Türkiye’ye büyük sorunlar yaşatır. Milletimizin refahı, her bireyin kişisel çıkarlarının önündedir.” şeklinde ifade etti.
Kılıçdaroğlu için de sert eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, Kurban Bayramı bayramlaşmasında Kılıçdaroğlu ile bir araya gelmeyi reddettiğini belirterek, “Gücünü milletten almayan kimseyi siyasi muhatap olarak kabul etmem” dedi. Dervişoğlu, verdiği son röportajda geçmişte benzer durumlarla karşılaştıklarını vurguladı ve “Siyasi partilerde delegelerin iradesinin göz ardı edilmesi durumunda saygı veya tebrik hak edilmez” ifadesini kullandı. “Meseleye isimler üzerinden değil, ilkeler ve demokrasi açısından bakıyorum. Bir makamı hak etmenin yolu yasalarla ve demokratik değerlerle belirlenmiştir. Eğer delegelerin iradesini çiğnerseniz, saygıyı da tebriki de hak etmezsiniz.” diye ekledi.